Okuma odaları, vestiyerler, tuvaletler çalışma yerlerine yakın mesafede ve uygun yerlerde olmalıdır. Ancak buralara pislik, koku, duman yayılması gibi rahatsız edici durumlar önlenmelidir.
Dosya, arşiv, teksir odaları, küçük depolar ve sinema, konferans, toplantı salonları bütün örgüt personelinin hizmet edebilecek kartlarda uygun yer ve yönlerde olmalıdır.
Bürolarda yerleşme – iş akımının göz önünde tutulması önemli bir faktördür.
Yerleşme yapılan kurumlarda, önce bürolar ve iş yerleri arasındaki iş yerleri iş akımı, sonra büro (işyeri)içindeki iş akımı incelenmelidir. Belli bir işin tamamlanabilmesi için bir işin akımında görev alan bürolar aynı kata, yan yana ve büro içindeki ilgili personel birbirineyakın olacak biçimde yerleştirilmelidir. İş akımına uyan bir yerleşme düzeni yapılmazsa,
katlar arasında yaya olarak ya da asansörle, katların koridorlarından ve büro içinde gereksiz gidiş gelişler, yoğun bir insan trafiği olur, alanlar daralır, asansörler işgal edilir. Memurlar, işçiler ve iş sahipleri gereksiz yere enerji ve zaman harcarlar. Örnek 2’de bir büronun iş akımı göz önüne alınmadan önceki ve iş akımına uygun biçiminde geliştirilmiş yerleşme durumu görülmektedir. Bunları karşılaştırmak konunun önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Büro ve iş yerlerinde yapılacak iyi bir yerleşmenin amacı; alan, enerji (insan gücü), zaman, ulaştırma ve depolamadan ekonomi sağlamak olduğuna göre bu sonucu elde edebilmek için bazı ilkelere uymak zorunlu olacaktır. Bunların başlıcaları aşağıda açıklanmaktadır.
- Birbiriyle ilgili iş görenler yan yana masa ya da odalara oturmalıdır(müdürle yardımcısı, başkanla sekreter gibi).
- Halkla ilişkisi olanlar giriş katında ve kapıya yakın bulunmalıdırlar(genel evrak servisi gibi).
- Yerleşme, görüş ve denetimi kolaylaştırmalıdır.
Açık bürolarda amirler, personelini görecek yerlerde (özellikle köşelerde)ve camlı odalarda oturmalıdır. Bu odaların yerden 100-200 cm’ye kadar olan kısımları tahta, üstleri 20-30 cm buzlu ya da yağlı boyalı cam olmalıdır.
- Herkesin kullandığı gereçler kendisine yakın yerde bulunmalı, bunlara eline
uzatarak ya da 1–2 adım atarak ulaşabilmelidir.
Bürolardaki mefruşat ve gereçler görülen işe uygun, standart ve kullanımı rahat olmalıdır. Lüks ve fazla gösterişli mefruşattan kaçınmalıdır.
- Yararlanılmayan alan oranı en aza düşürülmelidir.
-Herkesin rahatça gelip geçmesi için yeter genişlikte geçitler bırakılmalıdır.
-Yangına, kazalara ve kaymalara karşı iş güvenliği sağlanmalıdır.
-Kullanılmayan eşyalar büro ve iş yerlerine tutulmamalıdır. Bürolar, depo değildir.
Bürolardaki fazla eşyalar toplanarak hepsi bir depoda saklanmalıdır.
Elektrik ve telefon prizleri inşaat sırasında ya da binaya taşınmadan önce salon ve odalarda 3–4 metrede bir olacak sıklıkta konmalıdır. Yerleşmeden sonra çekilecek elektrik ve telefon kablolarının hem tehlike yaratacağı hem de göze çirkin görüneceği bilinmelidir.
Categories: Kategorisiz Tags: Bu, BÜROLARDA, Eline, Enerji, Genel, İlkeleri, Insan, Rahat, Sekreter, Standart, Tahta, Ya, Yan, YERLEŞME, Yeter
Büro ve iş yerlerinde verimli çalışmayı etkileyen diğer bir husus rutubet derecesidir. Uygun rutubet derecesi, havadaki su buharı oranının %50 dolaylarında olduğu durumdur. Rutubet derecesinin, %30′dan az, %70′den fazla olması organizma üzerinde önemli olumsuz etkilere neden olmaktadır. Özellikle fazla rutubet nezleye, baş ağrısına, sinirliliğe, isteksizliğe, fiziksel gücün düşmesine ve bunalıma yol açabilir. Bu durum; yaşlılarla, kalp,
damar hastalığı ile yüksek tansiyonu olanlar için daha önemli olur. Çalışma verimi düşer, işe devamsızlıklar artabilir.
Rutubetli havalarda fazla terleme ve su kaybı olacağından, ince kıyafetler giymek, güneşten kaçmak, bol su ya da çay içmek, sulu besin yemek, kış ise kalorifer radyotörlerine su kapları takmak ya da üzerlerine su dolu kaplar koymak yerinde olur. Fazla kuru havanın da baş ağrısı, boğaz kuruluğu ve fiziksel gevşeme yapacağı gözden uzak tutulmamalıdır.
Çarşamba, 20 Oca 2010
api
Kendi nam ve hesabına veya taahhüt (üstlenme, bir şeyi yapmak için söz verme, yüklenme) yoluyla başkalarına inşaat yapan işletmelere inşaat işletmeleri denir.
İnşaat işletmeleri; İnşaat Taahhüt İşletmeleri ve Özel İnşaat (Yap-Sat) İşletmeleri olarak ikiye ayrılır:
devamını oku…
Bürolarda ve iş yerlerinde verimli bir çalışma elde edilebilmesinde fiziksel koşulların etkisi ve bunların iyileştirilmesinin önemi çok büyüktür. Bunlar aşağıda açıklanmıştır.
Aydınlatma:
devamını oku…
Bir büro ya da iş yerinde yapılacak yerleşme, önceden yapılacak bir araştırmaya dayanılarak planlanır. Bunun için önce kat ve büroların ölçekli planları yapılır. Belli oranlarda küçültülmüş masa, iskemle, dolap vb. eşyanın plastik ya da tahta maketleri ve bu olanak bulunamaz ise, yine belli oranda küçültülmüş karton şekiller kullanılarak çeşitli yerleşme planları hazırlanır. Sonunda, yetkili yönetici bunlardan en uygun gördüğünü seçer. Büro (işyeri) plandaki esasa göre düzenlenir.
Büroların ve iş yerlerinin düzenlenmesinden önce, o kuruluşun içinde hizmet yapacağı binanın yerinin iyi seçilmesi önem taşır. Ancak bu konuda artık yöneticilerin fazla olanakları olmadığı bir gerçektir. Zira gelişen büyük şehirlerde istenen yerde bina bulmak ya da bulunan binanın kirası yüksek ise bunu kiralayabilmek bir sorun olmaktadır. Bir binanın (iş yerinin)seçiminde ve saptanmasında aşağıdaki esaslar göz önünde tutulmalıdır:
-Kuruluşun yaptığı işin niteliği, özelliği ve iş yükü (Bir ortaokul, fakülte, hastane, fabrika, araştırma laboratuarı)otobüs terminali vb. iş yerleri için seçilecek yer ve binada aranan koşullar ayrıdır. Buna ek olarak okulların ilk, orta, lise gibi derecesi ya da fakültenin hukuk, dişçilik, tarım fakülteleri olmaları, fabrikada üretilen maddelerin türü, miktarı, hastanede ne tür hastalıkların tedavi edileceği ve benzeri hususlar yer seçiminde etki
yapar.),
-Kuruluşun büyüklüğü ve yapısı,
-Kurumun diğer kurumlarla ilişkisi,
-Halkla ilişki durumu ve derecesi,
Personel sayısı, bunun azalma ve çoğalma olasılığı,
Kurumun birimleri arasındaki iş akımı,
Yerleştirilecek binanın kat ve odalarının inşa durumu, yönü ve fiziksel koşulları Hizmet binaları saptanırken elde bir bina yoksa kira ile bir bina tutulmasının bir bina mı satın alınmasının yoksa yeni bir binamı yaptırmanın daha uygun ve ekonomik olacağı incelenmeli ve karara bağlanmalıdır.
Çarşamba, 20 Oca 2010
api
İnşaat işletmeleri, bir gerçek kişi tarafından şahsi bir işletme olarak kurulabileceği gibi, bir şirket olarak ta kurulabilirler. Uygulamada faaliyet gösteren inşaat işletmelerinin büyük bir kısmı limited veya anonim veya anonim şirket olarak kurulmaktadırlar. Bizde, kurulacak olan inşaat işletmesinin limitedşirket olacağı varsayımı ile hareket edecek ve ana sözleşmenin hazırlanması veğer işlemlerin yerine getirilmesini bu varsayıma göre ele alacağız.
Gürültüye bir süre sonra alışıldığı görüşü yanlıştır. Bir süre sonra gürültüden kulak zarı kalınlaşmaktadır. Bu da duymayı azalttığından gürültüye alışıldığı sanılır. Gürültü, yalnız işitme duygusunu körleştirmez, sağırlık yapmakla kalmaz; şiddetine (desibel derecesine), tonuna, süresine göre vücutta birçok huzursuzluk ve rahatsızlıklara, ciddi hastalıklara neden olmaktadır. Ayrıca gürültü sinirlilik yaratır, kalbin çalışma hızını arttırır, damarların daralmasına ve dolayısıyla kan basıncının yükselmesine (yüksek
tansiyona) neden olur, rahat solunum yapmayı engeller, mide ve beyin zarı
iltihaplanmalarına, göz bozukluklarına, ruhsal bunalıma yol açar, insan ömrünü kısaltır.
Gürültü beden işçilerinde %30, fikir işçilerinde ise %60′a varan verim kayıplarına neden olmaktadır.
Büro ve iş yerlerinde gürültünün yok edilmesi için masa ve sandalye ayaklarına kauçuk geçirilmesi, telefon zillerinin kısılması ya da telefonların ışıkla ve zırıltı zilleri ile çalıştırılması, çağırma zili yerine ışıkla uyarı sisteminin uygulanması, yerlere halı, halifleks, marley vb. ses geçirmeyecek maddeler döşenmesi, pencerelere perde takılması, duvarlara kurşunlu ya da kurşun tozlu ses geçirmeyen levhalar yerleştirilmesi, ses çıkaran makinelerin
havuz (pool-servis) modelinde bir yerde toplanması, ağır ve fazla gürültü yapan büyük makinelerin zemin katlara konarak gürültünün toprağa geçmesinin sağlanması, kulaklara tıkaç konması başlıca önlemler olarak ileri sürülebilir.