Bankanın Tanımı

Cuma, 23 Eki 2009 admin yorum yok

Yüzyıllardan beri bir çok değişiklikler ve gelişmeler
kaydederken günümüzde de en mükemmel şeklini almaya
başlamış olan bankalar farklı şekillerde tanımlanmaktadır.
Banka, mevduat kabul eden, bu mevduatı en verimli
şekilde çeşitli kredi işlemlerinde kullanmak amacını güden veya faaliyetlerinin esas konusu
düzenli bir şekilde kredi almak ya da kredi vermek olan ekonomik bir kuruluştur.
Diğer bir tanım olarak banka, para, kredi ve
sermaye konularına giren her çeşit işlemleri yapan ve
düzenleyen, özel veya kamusal kişilerle işletmelerin
bu alandaki her türlü ihtiyaçlarını karşılama
faaliyetlerinde bulunan bir ekonomik birimdir.
En basit tanımını ise şöyle yapabliliriz:
Bankalar faizle para alıp veren, kredi, iskonto,
kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli
belge, eşya saklayan ve bunun dışındaki diğer
ekonomik etkinliklerde bulunan kuruluşlardır.
Bankalar, müşterilerden
mevduat kabul eder ve korur.
Banka deyince akla ilk gelen ticari bankalardır. Bu bakış açısından genelde her
bankanın yerine getirdiği ve daha önce verdiğimiz tanımlara göre üç temel fonksiyondan söz
edilebilir. Bunlar:
- Müşterilerden mevduat kabul etme ve koruma,
- Paranın bir hesaptan diğerine aktarılmasını veya nakit olarak bankadan
çekilmesini sağlama,
- Toplanan mevduatın belirli bir bölümünü ödünç almak isteyen müşterilere
belirli bir fiyat karşılığında ödünç verme olarak sıralayailiriz.

Banka Nedir

Cuma, 23 Eki 2009 admin yorum yok

Banka kelimesi İtalyanca banca kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Para bozma gişesi,
para bozma yeri anlamına gelir.
Bankacılığın gösterdiği tarihi gelişme, para kavramının gelişmesiyle yakından
ilişkilidir. Bilinen en eski banka Mezopotamya’daki “Kızıl Tapınak” tır (M.Ö.3400-3200).
Hamurabi yasalarında banka işleminin nasıl yürütüleceği, borçların nasıl tahsil edileceği,
komisyonların nasıl belirleneceği konusunda hükümler yer almaktaydı. Sonraki yüzyıllarda
bankacılık zengin ailelerin de uğraşmaya başladığı bir konu hâline geldi.
Modern anlamda bankacılık etkinliğini gösteren ilk banka 1609 yılında kurulan
Amsterdam Bankası’dır. Bunu takiben 1637’de Venedik Bankası kurulmuştur. Diğer
ülkelerde olduğu gibi burada da bankacılık, ilk önce sarraf dükkânları ve kasaların 15 ve 16.
yüzyılda gelişmesiyle ortaya çıkmıştır. Fakat 17’nci yüzyıl başlarından itibaren bugünkü
anlamda bankacılık ortaya çıkmıştır. 19. Yüzyıla gelindiğinde bankalar ekonomik ve ticari
faaliyetlerin yardımcısı ve hatta bu faaliyetleri geniş ölçüde düzenleyici kurumlar hâline
gelmişler ve faaliyet alanlarına göre uzmanlaşmaya başlamışlardır.
Türk bankacılık tarihine baktığımızda gelişim süreci Osmanlı İmparatorluğunun son
dönemlerine kadar uzanmaktadır. ( İstanbul’da, ilk banka 1847 yılında, İstanbul Bankası
adıyla kurulmuştur) Cumhuriyet öncesinde 1911-1923 tarihleri arasında milli sermaye ile 21
banka kurulmuş ancak bunlar sektördeki yabancı bankaların kredi piyasasına egemen
olmaları karşısında faaliyetlerini sürdürmekte zorlanmışlardır.
Bu bankalardan iflas ve tasfiyeler sonucu ancak 18’i Cumhuriyet dönemine
geçebilmiştir. Ülkemiz, Cumhuriyetin ilanından sonra ekonomik kalkınmaya önem vermiş,
sınai ve ticari hayatı canlandırmak amacıyla ulusal bankacılığı geliştirmeye başlamıştır. Bu

devamını oku…